Synthetic Sincerity incelemesi – Marc Isaacs’ın AI sorgulaması kimlik ve varoluşla yüzleşiyor

Özgün başlık: Synthetic Sincerity review – Marc Isaacs’ AI interrogation grapples with identity and existence
Gerçek ve kurgunun bir araya gelmesi, ünlü belgeselcinin yazılım eğitimi hakkındaki kafa karıştırıcı projesini derinlik arayışı içinde bırakıyor. Marc Isaacs'ın yeni filmi, arkadaşlık kuramadığım meraklı, merak uyandırıcı, yarı samimi bir olay. Kendisi de insanı çileden çıkaracak derecede yapay olan, kendinin farkında olan bir belgesel drama melezi olan yapay zeka hakkında tuhaf, sığ bir çalışma. Isaacs, daha önceki beğenilen belgesellerindeki canlı karakterlerin lisansını, kurgusal Güney İngiltere Üniversitesi'ndeki Sentetik Samimiyet adlı kurgusal bir Yapay Zeka araştırma laboratuvarına lisanslıyor veya veriyormuş gibi yapıyor, böylece laboratuvarın yazılımı, ekranda Yapay Zeka insan figürlerinin oluşturulması konusunda "eğitilebiliyor". Laboratuvarın araştırma personeli, oyuncular ya da en azından rol yapan kişiler tarafından canlandırılıyor; bunlara Lübnanlı bağımsız film yapımcısı Lynn El Safah da dahildir. Isaacs, ekranda Radu Jude'un Dünyanın Sonu'ndan Çok Fazla Beklemeyin filmindeki yüzü dijital olarak Rumen aktör Ilinca Manolache'ye benzeyen eski Max Headroom gibi onaylamayan bir yapay zeka avatarıyla bu proje hakkında eğlenceli senaryolu konuşmalar yapıyor. Ancak film, Manolache'ye yaklaşılma ve yüzünün bir yapay zeka figürüne dönüşme sürecini göstermiyor. Okumaya devam edin...